Etiket arşivi: başkanlık sistemi

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geri Dönülmeli

Türkiye, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla fiilen başlayan Parlamenter Hükümet Sistemi (Yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemi ) ile uzun yıllar idare ediliyordu. 2002’de yapılan milletvekili genel seçimlerinde, Recep Tayyip ERDOĞAN önderliğinde iktidar olan Ak Parti, geldiği günden beri eksikliğini gördüğü ve günümüz Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamadığı gerekçesiyle yapılan uzun tartışmalar ve muhalefetin tüm karşı çıkmalara rağmen Parlamenter sitemden, 16 Nisan 2017 yıllında yapılan ve  % 51.41 evetle sonuçlanan referandum sonucu yeni Cumhur Başkanlığı Hükumet Sistemine geçiş yapmıştır.

1920 Türkiye’sinde o gün için uygun görülen Parlamenter Sistem, zaman içerisinde koşulların, beklentilerin değişmesi, ihtiyaçlara ve milletin sıkıntılarına tam olarak cevap veremediği sürekli dile getiriliyordu. Cılız ve cesur olmamakla beraber geçmiş hükümetler sürekli sistemin eksiklerini dile getirmekle beraber, hiçbir hükümet cesur bir adım atıp değiştirme girişiminde bulunmamıştır.

Geçmişten Günümüze Bir Çok Lider Başkanlık Sistemini İstemişti

Geçmişte Türk siyasetinin önemli şahısları da başkanlık sistemini istemişlerdir. Bu siyasetçiler ne söylemiş bir hatırlatmak gerekiyor.

Necmettin ERBAKAN, “Daha hızlı kalkınmaya mecbur olan Türkiye’mizde devlet hizmetlerinin verimli, süratli ve kudretli yürütülebilmesi ve Anayasamızın bünyemize intibakı bakımından daha mütekamil bir yapıya kavuşturulması ve tatbikattaki aksaklıkların giderilmesi için Başkanlık sisteminin getirilmesini zaruri görüyoruz.”

Alparslan TÜRKEŞ, “Milliyetçi Hareket tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti, dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde, kuvvetli, adil ve hızlı icra sistemini uygulamıştır. Kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarih ve töremize uygun olarak, başkanlık sistemini savunuyoruz.”

Süleyman DEMİREL,”Bugün seçim olacaksa ne olacak?’ diyenlere soruyorum. Olmayacaksa ne olacak? Seçim olursa, bugün şikayet edilen şeyler ortadan kalkacak, kalkmazsa ne olacak? O zaman şikayetler ortadan kalkana kadar seçim olacak. Seçim haricinde yönetilmemek için, mutlaka demokrasiye ihtiyacımız vardır. Demokrasi ve seçim haricinde birisini göreve getirirsek, onun da eli sopalı olur. Bu nedenle, TBMM içinden bir hükümet çıkarmak gerekli, seçim bu yüzden büyük bir fırsat. Çıkmadı mı, parçalı parlamento çıktı… O zaman BAŞKANLIK sitemine gideceksiniz.”

Türkiye’ye özgü Başkanlık Sistemi için ilk kez referanduma gidildi

Erdoğan önderliğindeki Ak Parti de Türkiye’de sistemin hantallığından kurtulmak, sistemi hızlandırmak, çağın ihtiyaçlarını cevap vermek, tek elden yönetimi sağlayıp iki başlılığı ortadan kaldırmak ve uzun yıllar boyunca koalisyonlarla yönetilen Türkiye’de koalisyonların önünü kapatmak için başkanlık sistemini istemiştir. Yapılan uzun tartışmalar sonucu Türk kamuoyu başkanlık sistemine ikna edilmiş, Bahçeli önderliğindeki MHP ve meclis dışındaki bazı partilerin desteğiyle 16 NİSAN 2017 yılında yapılan referandum sonucu % 51.41 evetle yeni Cumhur Başkanlığı Hükümet Sistemine geçiş yapılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, dünyadaki başkanlık sistemlerinden farklı olarak Türkiye’ye özgün bir sistem olup, hükümetin tabir ettiği gibi Türk tipi başkalık sistemidir. Bu hükümet sisteminin maddelerini tek tek sıralayıp sizleri sıkmak istemiyorum, sadece yanlış olarak gördüğüm bazı maddelere değinmek istiyorum. En başta söylemek gerekirse, yeni sistemde hem Cumhurbaşkanı adayı hem de milletvekili adayı olamıyorsunuz, birini tercih etmek zorundasınız, yapılan genel seçimlerde aday olmak ve seçimlerde halkın oyunun % 50+1’ini almak gerekiyor, aday olan şahıs seçilemediği zaman da, buradaki asıl sıkıntı bir Cumhurbaşkanı olacağına göre ve diğer aday meclis dışında kalacağına göre hangi parti genel başkanı cesaret edip aday olsun. Meclis dışında kalıp partisini kontrol edememek korkusuyla parti genel başkanları aday olmayıp başka bir şahsı aday gösterme yolunu tercih ediyorlar. Bir diğer sıkıntı bir kişi 2 dönem (5+5 ) dışında Cumhurbaşkanı olamamasıdır, bence halk desteği olduğu sürece bir insan aday olabilmelidir. Bu yeni sistem bürokrasideki hantallığı kaldırıp yürütmeyi daha da hızlanmasını sağlama, ekonomide düzelme, terörle mücadele kolaylık, koalisyonlar dönemini sonlandırmak ve tabir edildiği gibi ülkeyi her anlamda uçuracak diye vaatlerde bulunulmuştu.

Yeni Sistem seçimler öncesi ittifaklara gebe oldu

Yeni sistem bazı kolaylıklar ve tek başlılığı sağlamakla beraber,  kısa zamanda bu sistemin aceleye geldiği ve yeterince tartışılmadan uygulamaya geçildiği fark edilecek ve Türkiye’de tekrar sistem tartışmaları başlayacak ve hatta bazı hükümet yetkilileri de bu sıkıntıları dile getirip, yanlış yapıldığını ve eski sisteme dönülmesini söylemeye başlayacaklardı. Eski sistemde partiler yeteri çoğunluğu alamayıp hükümet kurmak için seçim sonrası koalisyonlar yapardı, koalisyonlar bitecek derken bu sefer de partiler % 50+1’i aşmak için maalesef önceden koalisyonlar diğer tabirle ‘ ittifak ’ yapmak zorunda kalmışlardır. 20 Şubat 2018 tarihinde Ak Parti ve MHP arasında Cumhur ittifakı,5 Mayıs 2018 tarihinde CHP-İYİ Parti-Saadet Partisi ve gizli ortak HDP arasında Millet İttifakı kurulmuştur. Cumhur ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN 24 Haziran 2018’de yapılan seçimlerde % 52.6 oy alarak 27.dönem hükümetini kurmuştur.

Şuanki sistemdeki sıkıntılar göz önüne alınarak düzenlemeye gidilmeli

Benim şahsi fikrim, Cumhur Başkanlığı Hükümet Sisteminin bazı maddeleri korunarak eski parlamenter sisteme dönülmelidir ama güçlendirilmiş parlamenter sistem olmalıdır. Eski parlamenter sistemde en çok oyu ve 276 milletvekilini alan parti genel başkanı hükümeti kuruyordu ve hükümeti kuran kişiye biz  ’ Başbakan ’ diyorduk, şimdi ise 600 milletvekilinin 301’ini alan kişiye ‘Cumhurbaşkanı’ diyecez ve % 50 +1 olmayacak, seçilen kişi halk desteği olduğu sürece seçilebilir. Yani Başbakan olmayacak, gene tek lider ve güçlü parlamento olacak, Başkanlık sisteminin ve Parlamenter sisteminin harmanı olacak, aday olan kişi Cumhurbaşkanı seçilmese bile milletvekili olabilecek. Cumhurbaşkanı ve bakanlar mecliste olacak ama sürekli değil duruma göre olacak ve devam zorunlulukları olmayacak.

Ak Parti 2002 genel seçimlerinde % 34.42 oy alarak 365 milletvekili aldığını göz önünde bulundurursak Parlamenter sistemin daha avantajlı olduğu görülecektir. Günümüz Türkiye’sinde bu kadar ekonomik ve siyasi sıkıntı varken, dış ülkeler Türkiye’yi alaşağı etmek için fırsat kollarken, biz bu sistemi devam ettirmede ısrar edersek % 50+1 sebebiyle tekrar koalisyonlar sonucu oluşabilecek bir hükümet sisteminde bütün projeler yarım kalır ve Türkiye tekrar eski ve zor günlerine dönebilir.

Bu kadar basit ve hiç kafa karışıklığına gerek yok, Parlamenter sisteme dönelim % 50+1 olmayacak, Başbakan olmayacak, güçlü ve tek lider olacak. Yoksa bu sistemle bir sonraki seçimde başarılı olunmaz. Allah uzun ömür ve sağlık versin Sayın Bahçeli de her zaman olmaz ve MHP’de oluşabilecek bir genel başkan değişikliğinde Cumhur ittifakı da her zaman korunmayabilir, Türkiye’de de bu koalisyonlar bitmez. Bunu önlemek bizim elimizde!

Sungurfırat Ata

 

Cumhurbaşkanlğı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’den Flaş Açıklamalar

Önceki gün yayınlanan Tarafsız Bölge programına konuk olan AK Parti Milletvekili Bülent Turan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şükrü Karatepe, Cumhurbaşkanlığı sistemini anlattı.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şükrü Karatepe, canlı yayınında yaptığı konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Niye yazılı madde koydun diyorlar yazılı koyacaksın tabi. Artık kuvvetler yarılığı dediğimiz şey var ama mecliste hükümet yok. Hükümet gelip mecliste oturmayacak” ifadelerini kullandı.

Yazılı Soru Önergesi Açıklaması

Ahmet Hakan’ın Başkana yazılı soru sorulmayacak sorusuna Karatepe, “Başkana sorulamıyor tabi, öyle bir ayrıcalık tanıdık. Başkan yani sonuçta.” sözlerini söyledi.

Bütçe Yetkisi

Bütçe yetkisi ile ilgili yaptığı açıklamada Karatepe, “Her şey de risk var. Bakın nerede risk var. İşte böyle bir sistemi bir politik liderin gündeme getirmesinde bile risk var. Ama risk var da, riskin de keyifli tarafı şu: Öyle bir risk ki bunu göze alıyorsunuz. Çıkıyorsunuz hiç bilinmeyen birşeyi, hem de bundan bir sene önce kamuoyu yoklaması yaptığınız da halkın yüzde 25’inin desteği var. Siz bunu gündeme getiriyorsunuz. Her şeyin riski var. Risk her zaman vardır. Keyfi orada.” sözlerini söyledi.

Partili Cumhurbaşkanı

Partili Cumhurbaşkanı tartışmalarına değinen Karatepe, “Parlamenter sistemin kaynağı olan İngiltere’de parti disiplini gelişti. Çünkü parti disiplini olmazsa parlamenter sistem çalışmıyor. Yani parlamentoda güvenoyu almış bir hükümetin varlığını sürdürebilmesi için gruba sahip olmanız ve grubun hükümete desteğinin devam etmesi gerekiyor. Başkanlık sistemi olan ülkelerde bu kadar parti disiplini yok. Tamamen disiplinsiz de demek istemiyorum ama bilmiyoruz.” ifadelerin kullandı.

Gündem haberlerinden haberdar olmak için tıklayın

5haber.com  |  Ankara

 

Anayasa Değişikliği Teklifi Bugün TBMM Genel Kuruluna Sunulacak

Son dakika haberi Ankara’dan geldi. AK Parti tarafından MHP’ye sunulan ve ardından meclise getirilecek olan Anayasa teklifinin ayrıntıları ortaya çıkıyor.

Yeni Anayasa’da taslağına göre Cumhurbaşkanı yürütme organının başı sayılacak ve Başbakanlık kalkacak. Habertürk’te yer alan habere göre, yeni Anayasa’da Cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisi olacak. Tüm seçimlerin ise 2019 yılında yapılması ön görülüyor. Öte yandan hazırlanan yeni Anayasa taslağına göre Anayasa Mahkemesi üyesi sayısı 15′ e indirilecek.

“İnşallah Yeni Bir Dönemin Başlangıcı Olsun”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir programda Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi biliyorsunuz yeni anayasanın çalışmaları var. Bugün yanılmıyorsam hükümet yeni anayasayla ilgili hazırlıkları parlamentoya sunacaklar. Temennim odur ki parlamentodan bu şöyle başarılı bir referandum oylamasıyla şöyle 330’u aşacak şekilde geçer ve ondan sonrada parlamento bunu milletimize taşıyacak, milletimize gelir. Bütün bunlara hazır mısınız? İnşallah parlamentomuzda buna hazır olduğumuzu sizlere getirmek suretiyle ortaya koyar. Milletimiz için hayrolsun, ülkemiz için hayrolsun. İnşallah yeni bir dönemin başlangıcı olsun” sözlerini söyledi.

Son dakika haberlerinden, gündem haberlerinden, politika haberlerinden, TBMM haberlerinden, gelişmelerden ve daha fazlasından haberdar olmak için 5haber.com adresini takipte kalın.

5haber.com  | Ankara

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Beklenen ‘AK Parti-MHP Görüşmesi’ Değerlendirmesi Geldi

Son günlerin sıcak gündem başlığı olan yeni anayasa çalışmaları ve başkanlık sistemi konusu hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir değerlendirme açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Alibeyköy’de toplanan kalabalığa hitap etti. AK Parti ile MHP arasında görüşülen Anayasa görüşmelerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Bugünlerde iktidar partisiyle, MHP arasındaki anayasa görüşmesinin, milletimiz için devletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” sözlerini söyledi.

Döviz Meselesi

Ekonomide yaşanan gelişmelere ve döviz kurlarında görülen artışa dikkatleri çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döviz bir baskı aracıdır ve bu döviz karşılığı olmadan bastırılan para ve karşılığı olmadan bastırılan bu parayla yüz milyarlarca dolar birilerine akmaktadır. Mesele bu. Bir defa bizim bunu çözmemiz lazım. Niçin yastığının altında karşılığı olmayan bu parayı saklayacaksın. Gelin bu parayı milli paramıza çevirelim. Milli değerlerimize sahip çıkacağız ya dem bu dem, zaman bu zaman. Gelin şu anda dolarınızı, avronuzu TL’ye çevirin. Bizi yıkmak, bizi mahkum etmek isteyenlere karşı yastığımın altında varsa bu para hemen bunu TL’ye çevirmeliyim. ‘Efendim zarar edersek ne olur?’ Bak, bu millidir, bunda bereket vardır, bundan zarar etmezsin merak etme. Asıl zarar ettiren öbürüdür. Çünkü öbürü emperyal bir mantığın temsilcisidir. Sen yerli, milli olmak suretiyle parana sahip çıkarak, bu para burada kalacaktır” açıklamalarını yaptı.

“Faiz meselesini çözmemiz gerekiyor. Yalnızlığımı biliyorum ama mücadelemi sürdüreceğim, kararlıyım” sözlerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Faizi önemli bir sömürü aracı olarak görüyorum, faizi emperyalist mantığın en önemli sömürü araçlarından biri olarak görüyorum ve faizi yatırımcıyı köşeye sıkıştırma aracı olarak görüyorum. Şu anda Türkiye’de en yüksek parayı kazanan reel yatırımcı değildir. En yüksek parayı kazanan finans sektöründe olanlardır” sözleri ile konuşmasını tamamladı.

5haber.com  | İstanbul
DHA

Darbe Girişiminden Yeni Anayasaya ve Başkanlığa Gelinen Süreçte Türkiye’nin Durumu

Hep bir avuntudur dillerde nasıl başlarsan öyle gider derler..

Şöyle bir 15 Temmuz günü ve sonrasını gözümüzde canlandıralım. Gündüz insanlar normal hayatın akışında idiler. Gece neler olacağının fakında değillerdi tabi. Gün ağardı. Derken F16 mı arasınız tank mı arasınız helikopter mi hepsi bir yerlerde belirmeye başladı. Her ne kadar halkın aklına gelmese de darbeciler ülke yönetimine göz kırpıyordu.

Hiç kimse ne olduğunu anlamadan bildiriler yayımlandı, ülkenin önemli kurumları bombalandı. Hani biraz daha geç uyansak belki bugün birçoğumuz olmayacaktık.

Neyse ki ne olduğunu geçte olsa anladık ve sokaklarda müthiş bir destan yazarak güne nerdeyse hiçbir şey olamamış gibi uyandık.

Derken tek tek gözaltılar başladı. Askerler, polisler, öğretmenler ve daha niceleri…

Ülkenin içine sızmış kirli eller tek tek temizlenmeye başladı. Yani şer hayra dönüştü bir nevi.

Türk Silahlı Kuvvetleri eski gücünü kaybetti derken çok geçmeden sınır ötesi operasyonlar başladı.

Ekonomin çok ağır darbe aldığını söyleyenler görülmemiş seviyelerde iyi bir ekonomi ile karşılaştılar.

Türkiyeye artık yatırım yapılmayacağını söyleyenler muazzam derecede yatırımlar şahit oldu.

Ve gelelim en büyük sonuca..

Türkiyenin kutuplaştığını, sağ sol çatışmalarının ülkeyi bu hale getirdiğini söyleyenler demokrasi nöbeti adı altında sağcısı solcusu alevisi sunisi Karadenizlisi Akdenizlisi kol kola girerek eskisinden daha sıkı sarıldılar birbirlerine. Ve sonunda muhalefet partilerinin de katıldığı büyük bir demokrasi mitingi ile taçlandırıldı bu zafer. Yani dağılmadık birlikteyiz mesajı çok anlamlı verildi al bayrağın altında.

Şüphesiz bu zor durumların atlatılmasında da başrol Cumhurbaşkanı ve Türkiye’nin hep zor zamanlarında sahneye çıkan Devlet Bahçeli oldu.

Bu vatan için kanını dökeni şehit olan isimsiz kahramanları söylemiyorum bile. Onlar her zaman kalbimizde olacak ne unutmaya nede unutturmaya izin vereceğiz.

….

Gelelim bugüne…

Bir türlü önüne geçilemeyen terör artık son günlerini saymaya başladı.

Türkiye’nin kalbini bir ağ gibi örmüş olan ve her defasında ihanetini terör yandaşlığını aleni olarak gösteren milletvekilleri tek tek gözaltına alındı.

Devlet mekanizması eskisinden daha hızlı ve doğru çalışmaya başladı.

Daha üç ay öncesine kadar darbe ile boğuşan Türkiye bugün yeni anayasa çalışmaları yapıyor. Yani ülke olarak belli bir level atladık desem yeridir. O gün o kalkışma olmasaydı belki de bugün hala terör nasıl biter bunu konuşuyor, dokunulmazlık kalkmalı mı bunu tartışıyor olacak, yeni anayası da asla istemeyecektik.

Bu yeni anayasanın zannımca daha güzel olacağı kesin. Hiç bir şey olmazsa değişiklik her zaman iyidir felsefesine sığınırız. Bu ülke darbeyi, cunta dönemlerini, ekonomik krizi gördüyse ödül olarak da bir değişikliği hak ediyor sanırım. Buna emin olun…

5Haber.com  | Ankara

Bülent Gedikli Başkanlık Sisteminin Ayrıntılarını Kahramankazan’a Anlattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Bülent Gedikli, katıldığı bir programda Başkanlık Sistemine yönelik bilgilendirme açıklamasında bulundu.

Gedikli, Kahramankazan ilçesinde Belediye Konferans Salonunda yaptığı konuşmasında, “Türkiye’nin gelecek vizyonunu oluşturacak olan başkanlık sistemidir. Kahramankazanlılar 15 Temmuz gecesi gerçekten büyük bir iman ateşi yaktılar. İnşallah şimdi başkanlık sistemiyle ilgili de bu ateşi yakacaklar. Vesayet bitecek, başkanlık gelecek” sözlerini söyledi.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin püskürtülmesinde simge ilçe haline gelen Kahramankazan’da vatandaşlar başkanlık sistemi hakkında bilgilendirildi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli tarafından anlatılan ‘Başkanlık sistemi’ni Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da izledi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli konuşmasında, “Başkanlık sisteminin tabi en temel özelliği, Türkiye’nin geleceği açısından ekonomik kalkınmayı sağlayacak olması. Yani biz bunu böyle koyuyoruz. Bunun da temel sebebi istikrardır. Yani siyasete istikrarı sağlayacağımız için ekonomik kalkınmada çok önemli hamleler yapacak. Türkiye’nin gelecek vizyonunu oluşturacak olan başkanlık sistemi. Şahsi bir olay değildir başkanlık meselesi. Cumhuriyet Halk Partisi bunu böyle algılamakta ısrar ediyor. Ama biz biliyoruz ki kendileri başkan seçilebilecek olsa başkanlık sistemine ‘evet’ derler. İşte biri açıklama yapıyor, diyor ki; ‘anahtar deliğinden bile içeri giremez’ gibi yaklaşım gösteriyorlar. Artık bu iş milletin gönlüne düşmüş. CHP kendi bilir. Yani onların anahtar deliğinden geçer geçmez demesi hiç önemli değil. Bu işin içinde olurlarsa, katılırlarsa tabi hem kendileri açısından, hem de Türkiye açısından iyi bir şey yapmış olurlar” dedi.

Vesayet Bitecek

Baştanışman Gedikli konuşmasının devamında, “Burada temel konulardan bir tanesi de vesayetin, vasilerin temizlenmiş olmasıdır. Türkiye vasilerden çok çekti. Artık vesayet bitecek, başkanlık gelecek. Temel olay bu. Şu anda başkanlığa en çok itiraz edenler bu vesayetçilerin kendileri ve uzantıları. Hem içeride, hem dışarıda bunlar itiraz ediyorlar, istemiyorlar. Çünkü bunların şahsi menfaatleri ve belli grupların menfaatlerinin sona ereceğini düşünüyorlar. Çünkü bunlar hep istikrarsızlıktan kazandılar. Siyasi istikrarsızlık olduğu zaman, koalisyon çatışmaları olduğu zaman bunlar en fazla menfaat elde ederler. Dolayısıyla bunlar bitecek ve sistem daha etkin hale gelecek. Bizim milletimizin de bunu tasvip ettiğini biliyoruz, görüyoruz. Birileri’ millet istemiyor’ diyor, ama biz de onlara diyoruz ki; buyurun referanduma gidelim millet istiyor mu istemiyor mu görelim” diye konuştu.

Türkiye Devlet i Bir Cumhuriyettir, Bu Devam Edecektir

Burada yasama ve yürütmenin birbirinden tamamen ayrı ve asla bir rejim olayı olmadığını belirten Bülent Gedikli, “Bu; CHP’nin uydurduğu en büyük yalan. Bu işin bir rejim değişikliği anlamına geldiğini söylemeleri. Uzaktan yakından alakası yok, rejimimiz cumhuriyettir. Türkiye devleti bir cumhuriyettir, bu devam ediyor ve bütün bir milletin cumhuriyetidir bu Cumhuriyet. Sadece CHP’nin cumhuriyeti değildir. Burada konuşulan konu hükümet etme modelinin değişmesidir. Yani siyasi sistemin değişikliğiyle alakalı bir yaklaşımdır. Bunlar anayasayı da bilmiyorlar, anayasal hukuku da bilmiyorlar, sistemleri de tam bilmiyorlar. Bunu, rejim değişikliği olarak görüyorlarsa bunlar eğitimlerini de bir gözden geçirsinler derim ben. Bu kadar büyük bir çarpıtmayı ilk kez görüyoruz” diye konuştu.

Doların Yükselmesindeki En Büyük Etken Küresel Konjöktürün

Dövizdeki hareketin Türkiye ile alakalı olmadığını da belirten Başdanışman Gedikli, “Bir çok ülkenin parası değer kaybetti. Trump’ın seçilmesine çok keskin tepkiler geldi. Bir takım spekülatörlerin ve manipülatörlerin de devreye girmesiyle bunlar oluyor. Genel olarak dünya da yaşanan bir konjonktür. Bunu özellikle vurgulamamız lazım. Dalgalı kur sistemindeyiz. Bu sistemde bu tarz dalgalanmalar oluyor. Küresel konjonktürden kaynaklanmış olması önemli. Türkiye’nin ekonomik dengelerinde herhangi bir sorun yok. Kamu maliyesinde sorun yok, devlet borçlarında sorun yok. Bugün birçok dünya ülkesinde bu sorunlar yaşanıyor. İnanılmaz ölçüde kamu borçlu bütçe açıkları muazzam. Türkiye bu konuda masum ve korunmuş bir halde. Biz bu günlere hazırlandık çünkü. Bankacılık sistemimiz de sağlam. Dolayısıyla ekonomik temeller sağlam olduğu içinde inşallah bu süreci gayet iyi yöneteceğiz diye düşünüyorum” dedi.

5haber.com  | Ankara

Başbakan Binali Yıldırım: “Yeni Anayasayı Yapacağız, Başkanlık Sistemini Getireceğiz”

Başbakan Binali Yıldırım’dan flaş Başkanlık açıklaması.

Başbakan Binali Yıldırım, Trabzon’da katıldığı bir programda halka seslendi. Konuşmasında Başkanlık sistemi ile yeni anayasa çalışmaları konusunda bilgi veren Başbakan Yıldırım, “Sayın Devlet Bahçeli, sağduyusu ile vatansever ve ülkenin geleceğini dikkate alarak, her türlü siyasi hesaplardan öte, Türkiye’nin bu önemli meselesinin çözümü için sorumluluk aldı. Bu konuda inşallah MHP ile beraber Anayasa değişikliğini yapacağız ve başkanlık sistemini hayata geçireceğiz” açıklamalarını yaptı.

Bzı temaslarda bulunmak üzere Trabzon’a giden Başbakan Binali Yıldırım’ı havalimanında, Trabzon Valisi Yücel Yavuz ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile partisinin milletvekilleri karşıladı. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile birlikte Trabzon’a gelen Binali Yıldırım burada bazı açıklamalarda bulundu.

Dik Dur Reis Horon Yeni Başlıyor

Trabzon’a gelen Başbakan Binali Yıldırım, burada cuma namazını kıldıktan sonra Atatürk Alanına gelerek kendisini bekleyen kalabalığa bir konuşma yaptı. Konuşmasında darbe girişimini hatırlatan Binali Yıldırım, demokrasi nöbetlerinde Cumhurbaşkanlığı Sarayının önünde bulunan meydanda bir yazının dikkatini çektiğini belirterek:

“15 Temmuz bu necip milletin yeniden dirilişi, yeniden yükselişidir. O gün 79 milyon vatan evladı ayrı gayrı olmadan bir olmuş, beraber olmuş ve birlikte Türkiye olmuştur. Demokrasi nöbeti devam ederken, Külliye’deki meydanda bir yazı dikkatimi çekti. O yazıda diyordu ki, ‘Dik dur Reis, horon yeni başlıyor.’ Milletin üzerine ateş açan o hainler, maalesef şehitlerimizin, gazilerimizin olmasına sebep oldular; ama bir şeyi başaramadılar. Bu ülkenin istiklal aşkını, bağımsızlık sevdasını, bu ülkenin ay yıldızlı bayrak sevdasını asla ve asla yok edemediler. O gün bayrak yere düşmedi, ezanlar susmadı. Millet ayakta, alçaklar toprakta; işte böyle bir Türkiye var. Bu ülkeyle ne kadar gurur duysak yeridir.” açıklamalarında bulundu.

Terörle Mücadelede Kararlılık Sürecek

Kendisine eşlik eden Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı görevine getirilmesi üzerinden, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapan Başbakan Yıldırım, “Bir yandan FETÖ, bir yandan bölücü terör örgütüyle amansız bir mücadele veriyoruz. Ülkemizin birliği, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü için canla, başla çalışıyoruz. Devletin bekası, sizin güvenliğiniz için sizin uşağınızı da İçişleri Bakanı yaptık. Sizin evladınız Süleyman Soylu, ekibi, polisi, jandarması, askeri gece gündüz demeden memleketin her köşesinde, hangi yuvada, hangi mağarada, hangi delikte bir terörist varsa hepsi yok oluncaya kadar bu mücadele devam edecek” ifadelerini kullandı.

HDP’li Vekillere: Dersini Aldın Mı?

HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Başbakan Binali Yıldırım, bu konuda da şunları söyledi:

“Biz 14 sene çalıştık, çabaladık. Yolları böldük, milleti birleştirdik. Yolları böleriz ama Türkiye’yi böldürmeyiz. Türkiye’yi bölmeye çalışanlara da hak ettikleri cevabı veririz. Biz bu terörle, teröre destek veren siyasi uzantılarla mücadele ederken, bunların ne kadar da destekçisi varmış. Ne kadar da seveni varmış. Bütün Avrupa ülkelerinden, ‘Aman, bu adamlara dokunmayın.’ Kardeşim neye dokunmayacaksın? Mahkeme çağırıyor, ‘Gel ifade ver’. ‘Ben senin mahkemeni kabul etmiyorum, beni alamazsınız.’ ‘Gelmiyorum, ifade vermiyorum.’ Geldin mi? İfadeni de verdin mi? Dersini de aldın mı? Alacaksın. Burası hukuk devleti. Burası Türkiye Cumhuriyeti. Burada terörün borusu ötmez. Burada milletin borusu öter.”

Avrupa Ülkelerine Tepki

HDP’lilerin tutuklanmasını eleştiren Avrupa ülkelerine de tepki gösteren Yıldırım, “Kimse hukuktan üstün değildir. Bize hukuk dersi vermeye çalışan Batılı dostlarımız önce o parlamentolarının duvarlarındaki teröristlerin resimlerini indirsin. Onları şımartmaktan etrafa baktıkları yok. Kimse kusura bakmasın. Türkiye kendi kararını kendi verir. Herkes işine baksın” dedi.

Ana Muhalefet Pusulasını Kaybetmiş

Başbakan Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugünkü Parti Meclisi (PM) toplantısının açılışında söylediği, ‘Terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan parti, Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. El Nusra’dan IŞİD’e kadar Ortadoğu’daki terör örgütlerine, Türkiye’deki terör örgütlerine PKK, FETÖ hepsine yardım ve yataklık yapan ve bu terör örgütlerini Türkiye’nin başına bela eden parti AKP’nin yöneticileridir’ sözlerine de yanıt verdi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına tepki gösteren Yıldırım, şunları söyledi:

“Şimdi ana muhalefet partisi genel başkanı çıkmış, birtakım laflar ediyor. İnsan dinleyince kanı donuyor. Bu ne demek kardeşim? Ülkenin ana muhalefet partisi pusulayı yitirmiş vaziyette. Nereye toslayacağı belli değil. Allah yardım etsin. Ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Türkiye’de terörün her türlüsüyle amansız mücadeleyi yapan kim? AK Parti. O FETÖ’cülere, o terör gruplarına arka çıkan, hem avukatlık hem hakimlik yapmaya çalışan kim? İşte millet biliyor. Kimin ne yaptığını biliyor. Neymiş? Efendim tutuklamalar varmış. Ne zamandan beri suç işlemek meşru hale geldi bu memlekette? Darbecilere, bölücülere arka çıkmak ana muhalefet partisinin görevi midir? Herkes durumunu gözden geçirmek zorundadır. Ana muhalefet partisi demek, iktidar alternatifi demektir. Eğer siz iktidara talipseniz ülkenin bölünmez bütünlüğüne sonuna kadar bağlı kalmanız lazım. Ana muhalefet partisini sağ duyulu olmaya çağırıyorum. Bu dışarıdaki terör sponsorlarının ağzıyla konuşmaktan vazgeç.”

Yol Yakınken Dönün

CHP lideri Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunan Başbakan Yıldırım, “Şimdi zaman ülkeye sahip çıkma zamanıdır. Bir olma, beraber olma zamanıdır. Ayrılıkçılara, terör goygoycularına yaranma zamanı değildir. Ülkenin, milletin bekası için bir olmak, beraber olmak, birlikte çalışma zamanıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, yol yakınken, dön bu yanlıştan. Bu yol, yol değil; bu sokak, çıkmaz sokaktır” ifadelerini kullandı.

Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi Açıklaması

Konuşmasının sonunda yeni Anayasa ve başkanlık sistemine ilişkin mesajlar veren Başbakan Yıldırım, “Uzun zamandan beri Türkiye’nin gündeminde Anayasa değişikliği var. Anayasa değişikliğiyle beraber hükümet değişikliği, sistem değişikliği var. Her parti seçimde söz verir; ‘Anayasa’yı değiştireceğiz.’ Ama maalesef seçimden sonra, ‘Hadi yapalım’ dediğimiz zaman yanımızda kimseyi göremedik. Son günlerde sayın Devlet Bahçeli, sağduyusu ile vatansever ve ülkenin geleceğini dikkate alarak, her türlü siyasi hesaplardan öte Türkiye’nin bu önemli meselesinin çözümü için sorumluluk aldı. Bu konuda inşallah MHP ile beraber anayasa değişikliğini yapacağız ve başkanlık sistemini hayata geçireceğiz. Hayırlı, uğurlu olsun. Önce Meclis’e götüreceğiz. Meclis’ten sonra işimiz bitmiyor. Sahibine getireceğiz. Sahibi kim? Sahibi sizsiniz. Millete gelen iş yolda kalmaz.”

 

Başbakan Binali Yıldırım konuşması sonrasında Trabzon Havalimanı’ndan helikopterle, ‘Ovit Tüneli’nde ışık göründü’ törenine katılmak için Rize’nin İkizdere İlçesi Ovit Dağı’na hareket etti.

5haber.com  | Trabzon
DHA