Etiket arşivi: nazım hikmet

NAZIM HİKMET RAN DOĞUM GÜNÜNDE ANILIYOR

Türk Edebiyatının usta yazarı Nazım Hikmet’in bugün 118. doğum günü. 15 Ocak 1902 ‘de Selanik’te dünyaya gelen, Nazım Hikmet, 1963 yılında Rusya’da hayatını kaybetti. Nazım Hikmet’in ölümünden 57 yıl sonra da bu özel günde şiirleri ve eserleriyle anılmaya devam ediyor. Hayatının bütük bir kısmı yurt dışında ve sürgünde geçen Nazım Hikmet bir ara Türk vatandaşlığından çıkartılmıştır. 2009 yılında bakanlar kurulu kararı ile tekrar Türk vatandaşlığına alınan Hikmet, siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış, Şiirleri ve yazdıkları yüzünden 11 ayrı davadan yargılanarak İstanbul, Ankara ve Çankırı cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yatmıştı.

Türkiye’de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve Çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Dünyada 20. Yüzyılın en gözde Şairleri arasında gösterilmektedir. 3 haziran 1963 Yılında Rusya’nın Moskova kentinde geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetmiştir. Nazım Hikmet Ran‘ın ölümünün üzerinden 57 yıl geçti. Nazım Hikmet Ran yaşasaydı bugün 118 yaşında olacaktı.

Nazım Hikmet’in Eserlerinden Bazıları:

Dağların havası, 1925

Güneşi içenlerin Türküsü, 1928

835 Satır, 1939

Jokond ile Si-Ya-u, 1929

Varan 3, 1930

1+1=1, 1930

Sesini kaybeden Şehir, 1932

Gece Gelen Telgraf, 1932

Benerci Kendini Niçin Öldürdü? 1935

Bir Ölü Evi, 1932

La Fontaine’den Masallar, 1949

Yeşil Elmalar, 1938

Kurtuluş Savaşı Destanı, 1937

115′ inci Yaş Gününde Nazım Hikmet’i Anlamak (Nazım Hikmet Şiirleri)

Türkiye ve dünya şiirinin büyük üstatlarından Nazım Hikmet,  115’inci yaş gününde, Sarıyer Belediyesi ve Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfınca düzenlenen törenle anıldı. Usta şairin sevenleri, onun 66 yıl önce Türkiye’den tekne ile ayrıldığı Tarabya rıhtımda buluşup Boğaz’a açıldı, denize karanfiller bıraktı.

Nazım Hikmet için düzenlenen ilk tören saat 13:00’da Türkiye’den ayrıldığı son kara parçası olan Tarabya’da denize karanfiller bırakılarak başladı. Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz, sanatseverler, ve Sarıyerli vatandaşlar yaşadığı baskılardan sonra 1951 yılının Haziran ayında memleketten ayrıldığı Tarabya rıhtımında Nazım Hikmet için bir araya geldi. 66 yıl sonra Nazım Hikmet’in yola çıktığı Tarabya Oteli’nin önünden İstanbul Boğazı’na Sevgi ve Barış teknesi açıldı. Hep bir ağızdan dile getirilen Nazım Hikmet şiirleri ve besteleriyle yolculuğa çıkanlara anılarla dolu bir gezinti sunuldu.

Düşmana İnat Yine Brilikteyiz

Anma etkinliğinde konuşan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz, “Oldukça acılı, sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Ama buna rağmen bu anlamlı günde düşmana inat yine burada birlikteyiz. Bu birlikteliğimizi o güneşli günler için hep yaşatacağız. Doğum günlerinde hep Tarık Akan ile birlikte olurduk. Onu da Nazım’ın yanına ölümsüzlüğe yolcu ettik. Çiçeklerimizi denize bırakırken hem Tarık Akan’a hem de Nazım Hikmet’e bırakalım. Işıklar içinde yatsınlar” diye konuştu.

Safları Sıkıştıralım

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ise yaptığı konuşmada, oyuncu Tarık Akan’ı da anarak, “Bugünleri atlatmak zorundayız. Bugünleri atlatmak için safları sıklaştıracağız. Safları sıklaştıralım çocuklar. Saflar sıklaşırsa hedefe ulaşmak mümkün olur” dedi.

En Güzel Şiirleri

Doğum Şiiri

Anası bir oğlancık doğurdu bana;
kaşsız, sarı bir oğlan,
masmavi kundağında yatan
bir nur topu, üç kilo ağırlığında.

Benim oğlan
dünyaya geldiği zaman,
çocuklar doğdu Korede,
sarı ay çiçeğine benziyorlardı.
Makartır kesti onları,
gittiler ana sütüne bile doymadan
Benim oğlan
dünyaya geldiği zaman,
çocuklar doğdu Yunan zindanlarında,
babaları kurşuna dizilmiş.
Bu dünyada ilk görülecek şey diye
demir parmaklığı gördüler.

Benim oğlan
dünyaya geldiği zaman
çocuklar doğdu Anadoluda,
mavi gözlü, kara gözlü, elâ gözlü bebeklerdi.
Bitlendiler doğar doğmaz
kim bilir kaçı sağ kalır mucize kabilinden.
Benim oğlan
benim yaşıma bastığı zaman,
ben bu dünyada olmıyacağım,
ama harikulâde bir beşik olacak dünya,
siyah,
beyaz,
sarı
bütün çocukları
sallıyan
mavi atlas döşekli bir beşik.

Bir Ayrılış Hikayesi

Erkek kadına dedi ki:
– Seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya…
Erkek kadına dedi ki:
– Seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz…
Kadın erkeğe dedi ki:
– Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana…
Ve artık
biliyorum:
Toprağın
Yüzü güneşli bir ana gibi
En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini…

Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak…

Sen
yürümelisin,
beni bırakarak…

Kadın sustu.

SARILDILAR

Bir kitap düştü yere…
Kapandı bir pencere…

AYRILDILAR…

5haber.com  | Ankara