Kategori arşivi: Eğitim

Doç. Dr. Hidayet Tok, Eğitim Sistemini Değerlendirdi

Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hidayet Tok, “Sınavların çokluğu ve yıl içine yayılması özel ders, dershane, okul hazırlık kurslarına ihtiyacı tetiklemektedir. Sınav sayısının artmasıyla sınav kaygısı artmıştır.” dedi.

Sınav sistemlerinde çalışmanın önemine değinen Tok, “Kalabalık sınıflar, altyapı eksikliği, öğretmen açığı, nitelikli öğretmen eğitimi vb. sorunlar nedeniyle bugüne kadar okullarda öğrencilerimize verilen eğitimler yeterli olmadığından, hem ulusal hem de uluslararası sınavlarda istenilen başarı elde edilmemiştir. Bu nedenle, aileler, çocuklarının daha iyi bir ortaöğretim okulunda okumaları ve yapılan sınavlarda başarılı olabilmeleri için ve okulun veremediği eğitimi telafi eden kurum ve aracılara haklı olarak başvurmaktadır.” diye konuştu.

Yeni sınav sisteminin belli başlı sorunları da beraberinde getirdiğini belirten Tok, “Eğitim müfredatın ülke genelinde aynı zamanda bitirilmesinin zorlukları öğretmenlerde strese yol açması, öğrencilerin sınavı kaçırması durumunda raporları varsa sınava alınabileceği gerçeği rapor alımlarını artırdığı, yabancı dil sınavının olması avantajlı özel okullar nedeniyle rekabette haksızlığa yol açtığı ve yıl sonu başarı puanının %30 etkili olması okullarda hormonlu notları artırdığı veli ve öğretmenler tarafından dile getirilmektedir.” dedi

Eğitim sorununa çözüm önerilerinde bulunan Doç. Dr. Hidayet Tok, “Bazı branşlarda, özellikle kırsal bölgelere gidildikçe ciddi öğretmen eksikliği bulunmaktadır. İller ve bölgeler arasındaki eğitim ve personel farkının kapatılması gerekiyor. TEOG sisteminde 6 dersten alınacak notların ortalamasına göre değerlendirme yapılacağına göre, bu sistem, notların objektif olarak verileceği konusunda ve veliler arasında hormonlaştırılmış notların verileceği kaygısı yok edilmelidir. Objektifliği ön plana çıkaracak tedbirler alınmalıdır. Öğretmenin motivasyonunu artıracak, yeterli maaş , öğretilebilecek ders yükü, kariyer basamaklarının oluşumu gibi etmenler mutlaka tekrar gözden geçirilmelidir.” şeklinde konuştu.

Aile İçi Şiddet Çocukları Suça Yönlendiriyor

 

Aile içi şiddetin çocuklar üzerinde bir çok etkisi bulunmakta. Ülkemizde suça meyilli çocuk sayısı her geçen gün artmaya başladı…

Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Zirve Üniversitesi Aile ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Derya Keskinci çocuklu suçlu oranında her yıl süregelen bu artışların birçok temele dayandığını ve toplumumuzu ciddi bir şekilde tehdit ettiğini belirtirken, bu artışın önlenebilmesi veya minimize edilebilmesi için ailelerle birlikte devlete de önemli görevler düştüğünü açıkladı.

Suç işleyen çocukların büyük bir kısmının aile ortamındaki şiddetten etkilendiğini söyleyen Keskinci, “Günümüz toplumlarında aile içi şiddet özellikle çocuklar üzerinde ciddi etkilere neden oluyor. Ailelerdeki sevgisiz, ilgisiz, nefret ve korku dolu ortamın çocukların şiddetten beslenmesine ve ona göre bir yaşam biçimi benimsemesine yol açıyor. Benimsenen bu hayat tarzı da çocukları suça yönlendiriyor.” dedi.

Çocuk suçlu oranındaki artışı tetikleyen bir diğer unsurun kırsal kesimden büyükşehirlere yaşanan göç ve bu yolla ortaya çıkan ekonomik zorluklar olduğunu vurgulayan Keskinci, “Kırsal kesimden kentlere yaşanan göç bir kültür karmaşasını ortaya çıkarıyor. Özellikle bu göçlerden kaynaklanan ekonomik zorluklar aileleri derinden sarsarken, çocukları da kötü arkadaşlıklara yönlendiriyor. Bu kötü arkadaşlıkların sonucu da suça ve madde bağımlılığına kadar gidiyor.” diyerek çocukları suça yönlendiren unsurlara dikkat çekti.

Çocukların bu suçlardan uzaklaştırılması ve onlara sevgiyle yaklaşılmasının önemine değinen Keskinci, “Çocukların kendilerini yalnız ve kimsesiz hissetmemesi için onlara sevgiyle yaklaşmak son derece önemli. Çocukların hem aile ortamında, hem de arkadaş ortamında sevgiyi, saygıyı öğrenmesi ve onu aradaki bir bağ olarak düşünmesi gerek. Bunun için ailelere ve öğretmenlere çok önemli görevler düşüyor. Ailelerin çocuklarını şiddet ortamından uzak tutması, anne-babanın çocuğun yanında tartışmaması gerekiyor.” diyerek ailelere ve öğretmenlere uyarılarda bulundu.

Suç oranlarındaki artışın sadece ailelerin ve öğretmenlerin çabasıyla düşürülemeyeceğini söyleyen Keskinci, “Çocuklar için devletimizin de kolluk kuvvetleri başta olmak üzere ciddi önlemler alması lazım. Devletin suça ve suçluya karşı sert tedbirler alması da önem arz ediyor. Bunun dışında devlet politikalarını çocukların gelişimin sağlayacak bir şekle sokmalı, çocukların için sosyal aktivite alanları oluşturularak çocukların faydalı vakit geçirmesi sağlanmalı.” dedi.

Sınırlar Eğitime Engel Değil

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin öğretim görevlilerinden Chris Stephanson geçtiğimiz günlerde sınır dışı edilmişti ancak derslerini vermeye devam ediyor.

Bu ders, aslında sınırları her şey için sınır görenlere ders niteliğinde. Tutuklanan öğretim görevlilerine destek için gittiği Çağlayan Adliyesi’nde yapılan kontrolde çantasından HDP’nin Nevruz Bildirisi çıkan Stephanson, aynı gün apar topar sınır dışı edilmiş ve öğretim görevlisinin dersleri boş kalmıştı.

Chris Stephanson’un adliye önünde yaptığı açıklama ise şöyle; yarın dersim var. Giremeyeceğim. HDP’nin resmi olan Nevruz hakkındaki broşürleri bulundu çantamda, yasadışı bir şey değil. Doğru bulmuyorum bu kararı”

Sabah Gazetesi bu sözleri “İngiliz Ajan’ın Pişkinliği” başlığıyla duyurdu. 1999 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Matematik dalında eğitim veren Stephanson, 17 yıldır eğitim verdiği Türkiye’yi bir gecede terketti.

Üniversite’nin öğretim görevlilerinden Güventürk Görgülü Twitter hesabından paylaştığı bir fotoğrafla Chris Stephanson’ın Skype üzerinden ders verdiğini göstererek “Chris Stephenson’ın dersindeyiz. Her bölümden öğrenci açık derste. Chris Skype’tan konuşuyor.” notuyla takipçileriyle paylaştı.

Stephanson’un Skype üzerinden verdiği ders, eğitimin evrensel oluşu konusunda da ders niteliğinde.

İstiklal Marşı’nı ezbere en güzel okuma yarışması

 

12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehme Akif Ersoy’ı anma gününde bir çok etkinlik düzenlendi. Bunlardan bir tanesi de Ümraniye Belediyesi imza attı.

Ümraniye Belediyesinin, her yıl geleneksel olarak düzenlediği ‘İstiklal Marşı’nı ezbere en güzel okuma yarışması’ bu yılda büyük ilgi gördü. Mehmet Akif Kültür Merkezinde düzenlen heyecan dolu yarışmada dereceye giren bilge çocuklar belli oldu.

Ümraniye Belediyesi, İstiklal Marşının kabulünün 95. yıldönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘İstiklal Marşı’nı ezbere en güzel okuma yarışması’ nı Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde gerçekleştirdi. Programa Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Özdemir, Kütüphane Müdürü Tuba Kızıltan, veliler ve Ümraniye Bilgi Evleri’ndeki Bilge Çocuklardan oluşan 10 yarı finalist katıldı. Yarışma saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Mehmet Akif Ersoy’un hayatını anlatan slayt sunumu ile devam etti.
Programda kısa bir konuşma gerçekleştiren Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Özdemir; Mehmet Akif Ersoy’un 10 yıl oldukça zor şartlar içerisinde Mısır’da yaşadığını ifade ederek İstiklal Marşını çocuklardan dinlemenin ayrı bir mutluluk olduğunu belirtti.

Heyecan ve duygunun hâkim olduğu günde Bilge Çocuklar sırayla sahne alarak final için performanslarını sergilediler. İstiklal Marşı’nı en güzel okumak için büyük çaba gösteren öğrenciler, davetlilere duygu dolu anlar yaşattılar. Öğrencilerin yorumları Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Özdemir, Kütüphane Müdürü Tuba Kızıltan ve 3 kişilik jüri tarafından, şiirin ruhuna uygunluk, ezber gücü, beden dili, diksiyon, vurgu, tonlama ve Türkçe’yi doğru kullanma gibi kriterler üzerinden değerlendirildi. Yarışma sonunda İstiklal Marşı’nı ezbere en güzel okuyan 3 Bilge Çocuk belirlendi. Adil Amca Bilgi Evi’nden Hiranur Onurcan birinci, Necip Fazıl Kültür Merkezi’nden İbrahim Akdalga İkinci, Erdem Beyazıt Bilgi Evi’nden Esma Betül Çiftçi üçüncü olurken, mansiyon alanlarda dahil olmak üzere dereceye giren tüm öğrencilere belediye tarafından ipad, mp4, top, safahat ve kitap seti gibi birçok hediye takdim edildi.

Program Bilge Çocukların toplu fotoğraf çekilmesiyle son buldu.

Çocuklarınız Sanal Bağımlı Olmasın

 

Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Özcan Palavan, son yıllarda artar sanal bağımlılık konusunda anne ve babalara uyarıda bulundu.

Son yıllarda çocuklar ve gençlerde dizi film, sosyal medya ve oyun bağımlılığı arttı. Anne babalar bilinçli bir tutum içinde olmadıklarından çocuklar ilkokul birinci sınıftan itibaren dizilerle yaşamakta, oyun karakterlerine göre davranışlarda bulunmaktadırlar.  Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özcan Palavan , Dizi filmlerin, sosyal medya ve oyun bağımlılığının çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

 

Palavan, Filmlerde işlenen konularla çocukların, yaşının ötesinde duyguları çok önceden duymasına neden olduğuna işaret etti. Bir takım olumsuz tutumun normal olarak görüldüğü, popüler film karakterlerinin olumsuz örnek oluşturacak davranışların çocuklara şirin geldiğini, bunun, çocukların rollere sempatiyle bakmalarına neden olduğunu söyledi. Hırsızlık, şiddet, zararlı alışkanlıklar, kadına yönelik şiddet, çarpık ilişkilerin, çocuklar tarafından gayet normal davranışlar olarak algılamalarına neden olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Palavan şöyle devam etti:

 

“Ayrıca şiddet ve korku içerikli film izleyen çocuklar, filmde gördüğü sahnelerin etkisinden aylarca çıkamadıklarını anlatmaktalar. Çocukların ruh sağlığı gelişimlerinde ne kadar olumsuz etkisi olduğu konusunda bilimsel araştırmalar vardır. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 2015 yılında kuruma gelen şikâyetlerin 11 bin 613 adeti şiddet içerikli yayınlardan dolayı yapıldığını açıkladı. Ortaokulda okuyan ergenlik dönemindeki çocuklar dizi filmdeki karakterlerden etkilenmeleri daha yoğun olmaktadır. Ergenlik dönemi kişilik oluşumunun ve duygusal iniş çıkışların yoğun olduğu dönemdir, bu dönemde çocuk etrafındaki kişilerden kendisine model almakta ve o kişinin davranışlarını kopyalamaktadır. Dizide izlediği karakterle kendini özdeşleştiren, özendiği oyuncunun konuşmalarını esprilerini hayatında kullanan birçok çocuk gözlemliyorum. Bu özdeşleşme anne babaların istemeyeceği bir durumdur.

 

Velilere tavsiyelerde bulunan Palavan, anne babaların, özellikle ilkokul ve ergenlik döneminde dizi filmlere karşı çok seçici olmaları gerektiğini söyleyerek şunları ifade etti: “Kendi beğenileri yönünde takip ettikleri dizilerin çocuğun gelişimine nasıl bir etkisi olacağı konusunda şüpheci olmaları gerekmektedir. Bu sadece bir film diye düşünülmemelidir. Haftada üç beş dizi takip eden bir aile, evde çocuğuyla birlikte istenmeyen birçok sahneyi görmektedir. Anne babalar izlenecek filmleri sınırlamalı, yaşına uygun olumsuz örnek oluşturmayacak diziler belirlenmelidir. Çocuklarla alternatif, birlikte zaman geçirme yolları bulunmalıdır. Zekâ oyunları, kitap okuma vb. etkinlikler belirlenerek çocukların sosyal ve psikolojik gelişimleri desteklenmelidir. Dizi izlenirken iletişim yok denecek kadar azdır. Ve böylelikle zaman, çocuğa hiçbir katkı sağlanmadan tüketilmektedir. Birlikte oynanacak bir zekâ oyunu çocuğun anne babasıyla ilişkilerine ve sosyal duygusal gelişimine son derece fayda sağlayacaktır. Evde televizyonsuz da güzel vakit geçirilebildiğini çocuklarımıza ve kendimize göstermeliyiz.”

 

Basın Bülteni

“1,5 Adana” Elektrikli Otomobili Çukurova Üniversitesi’nin Gururu Oldu

 

“1,5 Adana” İsimli Elektirikli Otomobil, TÜBİTAK’tan aldığı ödüllerle Çukurova Üniversitesi’nin gururu oldu

Çukurova Üniversitesi Sinerji Kulübü ve Makine Mühendisliği öğrencilerinin öncülüğünde aylar süren hazırlık çalışmalarının ardından tamamlanıp TÜBATAK’ın düzenlemiş olduğu yarışmada boy gösteren 1,5 Adana isimli elektrikli otomobil 2 yıl üst üste TÜBİTAK’tan önemli ödüller alarak Çukurova Üniversitesi’nin ve Adana’nın gururu oldu.

Projenin Danışmanlığını Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Durmuş Ali Bircan’ın yaptığı, ÇÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri tarafından tasarlanıp, imal edilen “1,5 Adana” isimli elektrikli araç, TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araçlar Yarışması’nda Kurul Özel Ödülünü almayı başardı.

1 TL’lik Sarj ile 120 km gidiyor.
Araçla ilgili bilgi veren takım kaptanı Umutcan Olmuş ise, “2 kişilik olan aracımız, tam dolu bataryayla 350 km yol alabiliyor. Güncel elektrik fiyatı göz önüne alındığında aracımız 1 TL’ye 120 km götürmektedir. Batarya 3 saatte doluyor. Tasarımı Makine Mühendisliği Bölümü öğrencilerine ait olan telemetri sistemi sayesinde araç ile ilgili tüm bilgiler, batarya durumu, araç ve batarya sıcaklıkları ve hız gibi parametreler araç içerisinden ve hazırlanan yazılım ile bilgisayardan kontrol edilebilmektedir” dedi.

Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği’nde eğitim gören 12 öğrencinin geliştirdiği 1 TL’lik enerji ile 120 kilometre giden ‘1.5 Adana’ isimli otomobile TÜBİTAK ödül verdi.

Çukurova Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümünden 12 öğrenci tarafından tasarlanan ve Adana’yı çağrıştırsın diye ‘1,5 Adana’ adı verilen elektrikli araç için Ar-Ge dahil 7 ay çalışma yapıldı. Umutcan Olmuş, Durmuş Can Acer, Yunus Emre Güzelel, Hamdi Yalçın, İbrahim Aşçı, Fatih Can Arslan, Hakan Türkmen, Ferdi Besni, Metin Katrancı, Sercan Demirkıran, Volkan Akça ve Ferhat Arslan’ın geliştirdiği araç iki kişilik araca Prof. Dr. Hüseyin Akıllı ve Doç. Dr. Durmuş Ali Bircan da destek oldu.

cukurova-universitesi-elektrikli-otomobil-1,5adana

Öğrenciler Umutcan Olmuş ve Yunus Emre Güzelel, “1,5 Adana” adını verdikleri otomobilin çalışma sistemi ve özellikleri hakkında şu bilgiyi verdi:

“Bir batarya sistemi ve elektrikli motordan oluşan basit bir düzenek kurduk ve bataryadan alınan enerjiyi doğrudan motora, motor aracılığıyla tek tekere aktarıyor, böylece tahrik (itme) sağlanarak hareket oluşuyor. Aracımız normal şartlarda 70 km hız yapıyor ve 1 TL’lik elektrik şarjı maliyetiyle 120 km yol kat edebiliyor. Bu özellikleri dolayısıyla TÜBİTAK’tan Kurumsal Ödül aldık.”

1,5 Adana Otomobil Takımına İngiltere’den davet geldi

1,5 Adana ekibi , bu sene İngiltere Kraliçe Elizabeth Olimpiyat Parkı’nda gerçekleştirilecek olan Shell Eco Marathon 2016 Europe yarışlarına katılmaya hak kazandı. Çukurova Ünivesitesi’ni bu kez Avrupa’da temsil edecek 1,5 Adana ekibine canı gönülden başarılar diliyoruz.

1,5 Adana Yeni Takım Arkadaşları arıyor!

Facebook sayfalarından yaptıkları duyuruyla yeni takım arkadaşlarını duyuran ekibin bir parçası olabilirsiniz. 12 kişiyle başlayan ekip artık organizasyonlara bir otobüs dolusu ekip arkadaşlarıyla katılıyor.

“1.5 Adana Elektromobil Takımı Mekanik ve Tasarım Ekibi’ne yeni takım arkadaşlarını aramaktadır. Projeye dahil olmak isteyen arkadaşların linkte yer alan formu doldurmaları gerekmektedir.”

“1.5 Adana Elektromobil Takımı, Elektrik Ekibi için yeni çalışma arkadaşlarını arıyor.
Kaçıncı sınıfta olduğun mühim değil, sen de elektrik/elektronik bilgine güveniyor ve bu başarılı ailenin bir parçası olmak istiyorsan, başvuruları kaçırma.!”

1,5 Adana Facebook Sayfasını takip ederek güncel duyurulara ulaşabilir ekibe katılma şansınızı arttırabilirsiniz: https://www.facebook.com/1bucukadana

1,5 adana ekibi

2014 yılında başlayan başarı 2015 yılında da artarak devam etti ve “1,5 Adana” aracının yanına “Atok” ve “Akıncı” da eklendi. 2015 yılında 1,5 Adana TÜBITAK’tan 2 ödülle dönmeyi başardı.

TÜBİTAK Alternatif Enerjili Araç Yarışları’na Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) öğrencileri damga vurdu. Tasarlayıp imal ettikleri ATOK, AKINCI ve 1,5 ADANA adını verdikleri üç araçla yarışlara katılan ÇÜ Mühendislik–Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencileri başarılı sonuçla döndü.

Örnek projeye imza atan başta Umutcan Olmuş ve İbrahim Aşcı olmak üzere tüm değerli öğrenci arkadaşlarımızı tebrik eder, başarılarının artarak devam etmesini dileriz.

Bekir Sıddık KOÇ

Batman’daki Okula Ümraniye Belediyesi’nden Eğitim Desteği

 

Ümraniye Belediye için küçük bir adım olsa da Batman Sosan İlçesindeki İstiklal için çok değerli bir yardım gerçkekleşti.

Ümraniye Belediyesi, Batman’ın Sason İlçesi’nde yer alan İstiklal İlkokulu’na kırtasiye ve kitap yardımında bulundu. Yardım setlerinin ellerine ulaşmasıyla mutlulukları gözlerinden okunan öğrenciler Ümraniye Belediyesine teşekkür ettiler.

Ümraniye Belediyesi eğitim alanındaki desteklerine devam ediyor. Sorumlu belediyecilik ilkesi bilinciyle hareket eden Ümraniye Belediyesi, Sason’da bulunan İstiklal İlkokulu’nun eğitim yardımı talebini geri çevirmedi. Okulda görev yapan öğretmenlerden Zehra Torlak’ın talebi üzerine Ümraniye Belediyesi tarafından İstiklal İlkokulu’nda eğitim gören öğrencilere verilmek üzere 100 takım okul çantası ve kırtasiye malzemelerinden oluşan eğitim seti gönderildi. Eğitim setiyle birlikte Sasonlu öğrencilere, içinde Ümraniye Belediyesi kültür yayınlarının da yer aldığı 100 temel eser de gönderildi.

İstiklal ilkokulu öğrencileri Ümraniye Belediyesi tarafından gönderilen kitap ve kırtasiye setlerine kavuştuklarında büyük mutluluk yaşadı.

5haber.com / Basın Bülteni

batman-sosan-istiklal-okulu  istiklal-okulu