atasehir escort
SON DAKİKA

İyi ki doğdun Dünya’nın en güzel şehri Adana ! İlay Bilgili yazdı…

İlay Bilgili’nin kaleminden Adana’nın doğum günü 5 Ocak ile ilgili muhteşem bir yazı

Bu haber 09 Ocak 2018 - 16:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Edebiyat dünyasına ”Yazdım Sihir Oldu ” adlı kitabıyla giriş yapmış genç yazar ve İngilizce öğretmeni İlay Bilgili Adana’nın düşman işgalinden kurtuluş günü ile ilgili muhteşem bir yazı kaleme aldı.Adana’ya saygı duruşu niteliğindeki yazı son dönemde giderek artan Adana sevgisine ve fenomenliğine bir artı katacağa benziyor. Yazı şimdiden sosyal medyada yüzlerce beğeni ve paylaşım aldı. İşte o muhteşem yazı ;

YA ADANA VE ADANALILAR OLMASAYDI?

“Eğer Fatih Terim olmasaydı belki Galatasaray UEFA Kupası’nı kazanan ilk ve tek Türk takımı olamayacaktı. Orhan Kemal olmasaydı ‘Bereketli Topraklar Üzerinde’ ya da ‘Hanımın Çiftliği’ adlı romanlar hayatımızda asla olmayacaktı.
Eğer çirkin kral ‘Yılmaz Güney’ olmasaydı, 1982 yılında Cannes Film Festivali’nin En İyi Film kategorisindeki ödülü Türkiye ‘Yol’ filmi ile bir yumruk gibi havaya kaldıramayacaktı.
Ferdi Tayfur olmasaydı ‘Ben de özledim ben de…’ diye asla içlenemeyecektik örneğin.
Eğer Ali Özgentürk olmasaydı Selvi Boylum Al Yazmalım’ın senaryosu öyle şahane yazılamayacaktı.
Muzaffer İzgü olmasaydı örneğin belki ‘bazı’ şeylere başka bir gözle bakmayacaktık.
Aytaç Arman olmasaydı Türk sineması bir eksik kalacaktı hep.
Haluk Levent olmasaydı gitar çalmak isteyen her gencin o ilk şarkısı olmayacaktı, sahillerde ateş başında ‘Akdeniz Akşamları’ söylenmeyecekti hiç.
Herkes ad ve soyadının baş harflerini kısaltarak ‘gel tanışalım önce, ben kısaca F.D.’ demeyi Feridun Düzağaç’a borçludur.
Karacaoğlan der ki mesela;
‘Karac’oğlan der ki kondum göçülmez ,
acıdır ecel şerbeti içilmez
üç derdim var birbirinden seçilmez
bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm…’
Atilla İlhan olmasaydı ‘Ben sana mecburum.’ yazmayacaktı belki hiçbir el…
Çolpan İlhan olmasaydı Türk Tiyatrosu bir büyük kadın oyuncudan mahrum kalacaktı hep
Savaş Ay olmasaydı Türkiye o zamanlarda konuşmaktan korktuğu bir çok şeyi masaya yatıramayacaktı televizyonda.
Bedri Baykam olmasaydı Türk resim tarihi ülkemizde ve Dünya’da belki sayısız başarıya imza atmayacaktı.
Atilla Taş olmasaydı Twitter’da söyleyip de içimizde kalanları bizim yerimize kimseler öylesine açık yüreklilikle yazmayacaktı.
‘Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaz.’ demeyecektik eğer Murat Kekilli olmasaydı.
Hakkı Bulut’un Son Mektup adlı eseri , Altın Long Play ödülünü almış olup çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından defalarca ödüle layık görülmüştür örneğin.
Bizim Elvis Presley’imiz Erol Büyükburç’tur!
Ayşe Hatun Önal, Ricky Martin’in düet yapmak için seçtiği ve sesine hayran kaldığı bir şarkıcıdır.
Yaşar olmasaydı Cezayir Menekşesi şarkısı olmazdı be!
Hasan Şaş olmasaydı 2002 yılında Dünya Kupası’nda sanıyorum Brezilya’ya o golü atamazdık.
Kimse Bayhan kadar nev-i şahsına münhasırlığın kitabını yazamaz mesela!
Kendi dalında rüştünü ispatlamış ve meşhur ‘Ay Yüzlüm’ şarkısına imzasını atmış Murat Göğebakan var…
Sakıp Sabancı bu ülkeye Orta Doğu’nun en büyük camisi olan Sabancı Merkez Cami’yi yaptırmıştır. Türkiye’ye her anlamda ailecek katkısı çok büyüktür. Bugün Sabancı Üniversitesi Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden biridir.
Şener Şen’in olmadığını bir düşünsenize… ‘Vecihi’ ya da ‘Badi Ekrem’ karakterlerini hiç tanımadığımızı…
Müslüm Gürses olmasa idi… ‘Hangimiz Sevmedik?’ şarkısı ya hiç olmasaydı?
Kıvanç Tatlıtuğ.
Demir Demirkan.
Menderes Samancılar.
Ayşe Arman.
Cenk Koray.
Salih Güney.
Faruk Tınaz.
Ümit Besen olmasa ‘Nikah Masası’ olmazdı, Allah muhafaza!
‘Ferman padişahınsa, dağlar bizimdir.’ diyen Dadaloğlu!
Benim en sona sakladığım ve en sevdiğim; sarım, sıcağım Yaşar Kemal…
Bize öyle öngörülü, koca koca cümleler bıraktı ki!
‘Demirin tuncuna, insanın piçine…’
Yaşar Kemal olmasaydı İnce Memed olur muydu hiç?
Ve daha adını sayamadığım, yazamadığım bir sürü sporcu, yazar, politikacı, bilim insanı, sanatçı…
Tüm bu insanlar ‘Allah’ın adamları.’
Çünkü hepsi ama hepsi ya Adanalı ya da ömürlerinin büyük kısmını Adana’da yaşamış, oranın bereketli topraklarından nasibini almış ve hepimizin kalplerinde bir çoğunun çok özel yerleri olan kıymetli ve önemli insanlar.
‘İzmirli’, ‘istanbullu’, ‘Çorumlu’ diye dizi var mı?
‘Adanalı’ diye dizi çekildi bu ülkede!
Son birkaç yıldır düzenlenen ‘Portakal Çiçeği Festivali’ Türkiye ekonomisini oldukça canlandıran; binlerce yerli, yüzlerce yabancı turiste ev sahipliği yapan bir oluşumdur.
Adana Altın Koza Fim Festivali Türkiye’nin en önemli Film festivallerinden birisidir.
Adanaspor ve Adana Demir Spor ülkenin büyük futbol kulüplerindendir. Taraftarı dünyaca sayılan birkaç kulüpten biridir.
Çukurova Kitap Fuarı Türkiye’deki en büyük kitap fuarlarındandır.
Devlet Tiyatroları Adana Uluslararası Tiyatro Festivali her sene sayısız görsel şovla kapılarını tiyatroseverlere açar.
Çukurova Üniversitesi Türkiye’nin en büyük ve hatrı sayılı üniversitelerinden birisidir.
Adana Tren Garı 450.000m2’lik alanı ile ülkenin en önemli garlarından birisidir.
Sayısız Anadolu ve Fen Lisesi ile, namı almış yürümüş Düziçi Öğretmen Lisesi ile Adana eğitim dalında da sayısız başarıya imza atmıştır.
Üstelik her bahar gerek liselerde gerek Çukurova Üniversitesi’nde düzenlenen bahar festivalleri ile yıllardır süregelen modernizmin öncülerinden olan Adana, sanılanın aksine onlarca rock grubu yetiştirmiş ve sayısız rock konserine ev sahipliği yapmıştır.
Seyhan Nehri Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en büyüğü ve en önemlisidir. Seyhan Barajı, Hidroelektrik santral, 54 MW güç ile, yılda toplam 350 milyon KWh elektirik enerjisi üretir.2006 yılından beri Türkiye Offshore Şampiyonası’nın ikinci ayağına ev sahipliği yapmaya başlamıştır.
Kebabı, şalgamı, sıkması, gözlemesi, şırdanı ve sofrasındaki cömertliği ile Adana tüm Dünya’da nam salmıştır. ‘Acılı Adana’ diye bir kebap yoktur, acılısı Adana’dır, acısızı Urfa’dır. Kebabın yanında pilav ikram edilmez! Bol yeşillik, ezme ve soğan salatası yenir gardaş! O yüzden de kebabın hası, en güzeli ve en ucuzu Adana’da yenir.
Benim tanıdığım Adanalı arkadaşlarımın hemen hemen hepsi ya yazardır, ya çizer, ya tiyatrocu, ya müzisyen, ya fotoğrafçı, ya dansçıdır. İlla ki bir şeydir yani Adana’nın suyunu içen! Velev ki Adana’da doğmadın, o bereketli ve cömert şehirde yaşadın, sana mutlaka sihrinden bulaştırır!
Yazı sıcaktır, kışı sıcaktır, insanı sıcaktır!
Kar yağmazsa Toroslar’dan ayağına kamyonla gelir! Olmazlar olur Adana’da. Zor yoktur, imkansız zaman alır.
Öyle kolay kolay bir şeyi iptal edemezsin, adını değiştirirler yine de yaparlar! Annniyün nü?
Plaka numarası 01’dir. Nokta!
Şimdi pardon da bu insanlar kusura bakmazsanız 2017’ye de girerler, 2018’e de! Her zaman bir adım öndedirler, haklarıdır. Size mi soracak be Adanalı hem? Canı ne isterse onu yapar!
Bana sorulsa Adanalı olmak isterdim. Çok şükür orada büyüdüm, aldım bereketinden. Adanalı olmak bir ayrıcalıktır. Yukarıdan biraz torpilliler alınmayın, Allah’ın adamları onlar…
Bu kadar güzelliğin arasında hayattan da zevk alırlar! Sıcaksa güneşe ateş eder örneğin, net adamlardır.
Haydi bakalım şimdi herkes bir kebap bulsun kendine, bir de mum. Öyle sıradan bir şehrin değil, bugün Adana’nın doğum günü…
İyi ki doğdun Dünya’nın en güzel şehri!
Ya doğmasaydın?”

İlay Bilgili

 

İlay Bilgiliilaybilgili@5haber.com
1981 Elazığ doğumlu. Aslen Hataylı. Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde öğrenim gördü. 2004 yılından bu yana öğretmen olarak görev yapıyor. Yazıları bir çok dergi ve internet sitesinde yayımlandı. “Artis” isimli öyküsü 2017 Altkitap Öykü Seçkisi’ne girdi. “Yazdım Sihir Oldu” isimli bir kitabı bulunmaktadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.