5 haber
Bize Katılın

Çatı Davasında Gülen’in Doğum Günü Açıklaması: Gerçek Doğumu Haziran 1938

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Çatı Davasının bugün görülen duruşmasında örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in örgüt içinde Atatürk’ün ölümünden sonra doğduğunun söylendiği, ancak Gülen’in gerçek doğum tarihinin Haziran 1938 olduğu açıklandı.

Çatı Davasında Gülen’in Doğum Günü Açıklaması: Gerçek Doğumu Haziran 1938
Bu haber 24 Kasım 2016 - 18:03 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik devam eden soruşturma kapsamında açılan FETÖ Çatı Davası, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam edildi. Davanın bugünkü celsesinde dinlenen Fethullah Gülen’in akrabası Kazım Avcı, Gülen’in doğumu ile ilgili bir efsane yaratıldığını belirterek, “Gülen’in gerçek doğumu Haziran 1938’dir” dedi. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Fethullah Gülen’in dayısının oğlu Kazım Avcı ve bir dönem Gülen’in avukatlığını yapan Abdulkadir Aksoy’un savunmasını yaptı.

Burada Olmamın Tek Nedeni Akrabası Olmam

25 yıl boyunca öğretmenlik yaptığını dile getiren Avcı, son dört yılında ise TBMM Genel Kurulunda sekreterlik yaptığını da belirterek, “İddianamede Çetin Acar’ın benimle ilgili Mecliste FETÖ yapılanmasını sağladığım, bir örgüt kurup Abdullah Öcalan’ı öldürmeyi planladığım yer alıyor. Bunlar tamamen iftira. Fetullah Gülen dayımın oğlu ben de onun halasının oğluyum. Bu bir kader. Onun da benim de haberim olmadan akraba olmuşuz. Ben onun açmış olduğu hiç bir okulda yada yurtta yöneticilik yapmadım. Ne gazetesinin yöneticisiyim ne de başka bir şirketinde. Hiç bir zaman cemaat düşüncesinde olmayan bir insanım. Ne öğretmenlik yıllarımda ne de memuriyetimde cemaatle bir ilişkim olmadı. Benim cemaatle, örgütle tek alakam Gülen’in akrabası olmamdır” konuşmasını yaptı.

Gülen’in Atatürk’ün Ölümünden Sonra Doğduğu Yalanı

Avcı, Gülen’in büyük dayısının oğlu olduğunu ve İmam Hatipte okuduğu dönemde babasını kaybettiği için dayısının kendisine sahip çıktığını belirtti. Aileyi çok yakından tanıdığını ve Gülen’in doğum tarihi ile ilgili Atatürk’ün ölümünden hemen sonra doğduğu yönünde bir efsane yaratıldığını, bunun gerçekleri yansıtmadığını belirtti. Avcı, Gülen’in doğum tarihi ile ilgili resmi kayıtlarda yer alan 27 Nisan 1941 yılının da doğru olmadığını, Gülen’in gerçek doğumunun Haziran 1938 olduğunu söyledi.

Mllete Zarar Gelir Diye Memlekete Dönmüyorum

Avcı, Gülen’le zaman zaman görüştüğünü ve kendisine cemaate karşı olduğunu söylediğini belirterek, “ABD’ye her gidişimde görüştüm. Son gittiğimde yanlış yaptığını ve ülkeye dönmesi gerektiğini söyledim. Ben bunları akrabası olduğum için söyledim, cemaatle ilgim olduğu için değil. Bana, ‘Ben seni biliyorum, haklısın ama şimdi şartlar müsait değil. Memlekete millete zarar gelir diye ülkeye dönmüyorum. Şu an şartlar müsait değil’ dedi.

İddianamede Örgütün Siyasi Yanının da Olması Gerekiyordu

Avcı’nın avukatı Bülent Teoman Özkan savunmasında, hazırlanan iddianamenin örgütü ortaya çıkarmayacağını savunarak, “İddianamede örgütün siyasi yanı da olmalıydı. Bu iddianame ile gerçek perdeleniyor. Esas yargılanması gerekenler yurt dışına kaçırıldı. İdam gündeme getirilerek, iade edilmeleri önlendi. Buradaki 7 kişiyi yargılayarak bu örgütü ortaya çıkaramazsınız. Bu iddianameyi iade etmeniz gerekiyor” dedi.

Gülen’in Avukatı Değilim

Kazım Avcı’nın ardından, Gülen’in Türkiye’de yargılandığı dönemde avukatlığını yapan Abdulkadir Aksoy savunmasını yaptı. İddianamede örgütün yargı imamı Ahmet Can’ın yardımcısı ve örgütün özel hizmet sekretaryasında bulunduğu iddialarını kabul etmeyen Aksoy, “Burada yargı imamı yardımcısı deniliyor ama bu konuda bir delil yok. Bana yüklenen diğer isnatlar için de hiç bir delil yok. Ben yokluğun ispatını yapmak zorunda kalıyorum. Oysa ki iddianame makamının benim suçlu olduğumu ispat edilmesi gerekiyor” dedi.

Aksoy, her yerde kendisi için Gülen’in avukatı denildiğini belirterek, “Ben Gülen’in avukatıyım bu isnat kısmen doğru. Tam doğru olan ise eski avukatı olmam. O dönem İstanbul’da avukatlık yapan bir arkadaşım bana böyle bir dava olduğunu ve davayı almak isteyip istemediğimi sordu. O dönemde böyle popüler bir davada yer almak bana cazip geldi. Bu yapıyla irtibatım bu davayla oldu. Bu davadan sonra da cemaatle ile ilişkilendirilen bazı şirketler de davalarını bana verdi. Ancak Gülen davası bittikten sonra bunlarda davalarını benden geri aldı” dedi.

Örgüt şemasında kendi ismini yazan Ankara Terörle Şube Müdürlüğü’ndeki müdür yardımcısının da FETÖ’den tutuklandığını belirten Aksoy, tahliyesini istedi.

Duruşma müştekilerin dinlenmesiyle devam ediyor.

5Haber.com  | Ankara
DHA

 
5haber.com'u sosyal ağlarda takip ederek son dakika gelişmelerinden anında haberdar olabilirsiniz; Facebook | Twitter | Google + | Youtube 
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA